Fransız kolejinde okuyorduk. Duygu o zaman bile tam bir orospuydu. Arkadaş grubundaki diğer kızlarla birlikte okulun en kısa eteğini giyiyordu. Bacak bacak üstüne attığında eteği kıçına kadar açılırdı. Dersleri de çok iyi olduğu için hocalardan izin almasına gerek olmadan derste gömleğini çıkarırdı bazen. Esnemek bahanesiyle kollarını iki yana açarak, ya da gömleğini çıkartırken daracık tişörtünün sardığı dimdik göğüslerini sergilerdi."Gel beni sik" diyen yüzü, dolgun göğüsleri, eteğimi nasıl biraz daha açıp daha fazlasını gösterebilirim diye uğraştığı bacakları, vücudunun her yanı güzeldi. Ama en güzel yeri kalçalarıydı. O da farkındaydı bunun ve erkekleri tahrik etmek teneffüslerde oturarak konuşamazmış gibi dirseklerini sıraya koyup, bacaklarını iki yana açıp, kıçını mümkün olduğu kadar havaya kaldırarak domalırdı, derslerde de önünde oturan arkadaşına bir şey söylemek ya da kalem falan istemek bahanesiyle sıraya dayanıp sürekli domalırdı.Gelip geçen de ya sürtünür, ya o da bişey söylemek istiyormuş gibi kollarını duygu’nun sırtına koyup sınıfın ortasında dakikalarca güzelim götüne dayar, ya da gidip gelip pandik atardı. O da gülümseyerek, ya da bir oyunmuş gibi "yine gafil avladın beni" dercesine parmağıyla işaret ederdi. Bütün erkekler "duygu orospusu" diye bahsederdi ondan.Herkes gibi ben de onu bir kez sikebilmek için her şeyimi verirdim. Bütün bir yaz tatilini onu düşünerek otuzbir çekerek geçirdikten sonra, lise 2`nin ilk günü cesaretimi toplayıp arkasına oturdum. Birkaç hafta içinde baya samimi olduk. Ama ona çıkma teklifi yapmaya korktuğum için bu yakınlık bir işe yaramıyordu. Çünkü artık arkadaş olduğumuz için öyle rahatlıkla seyredemiyordum da onu.Ama birgün edebiyat hocası hastalanıp gelmediği için dersimiz boştu. Her zamanki gibi önündeki arkadaşıyla konuşmak için domalmıştı. Eteği iyice kısalmıştı. Bir elim fermuarın arasından sikimde, gözlerimi ayırmadan bir metre önümde havada olan yusyuvarlak götüne bakmaya başladım. Dayanılacak gibi değildi. Birden gözlerimi kaldırdığımda kafasını çevirmiş bana bakmakta olduğunu fark ettim. Bozuntuya vermemeye çalışarak elimi sikimden çekip sıranın üzerine koydum ama anlamıştı.Beş on saniye bana baktıktan sonra önüne dönüp arkadaşıyla konuşmaya devam etti. Hoşuna gidiyordu erkeklerin ona bakması. Bütün erkeklerin onu tam bir orospu gibi gördüğünü de iyi biliyordu. Beni en çok tahrik eden şey de bu pervasızlığıydı. Ertesi gün dersler boş geçeceği için sadece 5-6 kişi gelmişti. Yine önümde domalmıştı. Ama bu sefer öyle bir kaldırmıştı ki kıçını eteği nerdeyse beline gelmişti. Bir ara bana bakıp gülümsedi, dirseklerini çekip sonra sıraya resmen yüzüstü yattı. O anda gördüğüm şey karşısında diğerleri görür mü görmez mi diye düşünmeyi siktir edip yarrağımı iyice dışarı çıkarıp 31 çekmeye başladım.Altına külot giymemişti ve dönüp arada bir bana bakmayı ihmal etmeden kıçını sallıyor, havaya kaldırıp indiriyordu. Üstüm başım berbat olmasın diye tuvalete gidip boşaldım. O günden sonra ikimizin de bahsetmediği bir oyuna dönüştü sanki herşey. Normal zamanlarda arkadaş gibi sohbet edip, birbirimizden kalem istiyor ya da ödev soruyorduk. Ama birden teşhircilik yapmaya karar verdiği anlarda ikimiz de bişey yokmuş gibi davranıyorduk.1 Saatlik öğle teneffüslerinde kantine ondan önce gidiyor sıraya giriyordum. Sonra o gelince sıraya önümden girmesine izin veriyordum. Kantinin küçük penceresinden kafasını uzatıp kıçını geriye doğru itiyordu ve sikime bastırıyordu. Kantinciyle şakalaşarak kahkalar atarak kıçını oynatıp sikimi eziyordu. Bu hergün böyle oluyordu. Hergün kantinden dondurma almayı da adet edinmiştim. Yemeğini yedikten sonra herkesin azmış bakışları altında o dondurmayı ağzındaki seyredenlerden birinin sikiymiş gibi emer, yalar, sömürür bütün erkekleri çıldırtırdı. Kışın da dondurma yerine evden getirdiği bir muzla yapardı bunu. Isırmak yerine dudaklarının arasından kaydırarak bir sokup bir çıkartarak resmen emdiği o muz yerine kendi yarağımızın olacağı o günü beklerdik hepimiz.Kışın yemekten sonra kütüphaneye gidip sıcak ortamda test çözüyordu. Yemeğimi bitirip kütüphaneye gittiğimde onu masalardan birine domalmış olarak buluyordum. Girer girmez birkaç arkadaşım yanıma gelip "bizim orospu yine altına külot giymemiş" diyorlardı. Arkadaşlarla uygun bir yer bulup izlemeye koyuluyorduk. Arada bir yanımıza gelip dersle ilgili bir şeyler sorup masaya dönüp tekrar aynı pozisyonu alıyordu. Biz de sırayla ikide bir ordan geçip sürtünüyorduk,ya da eteğini kaldırıp çıplak götüne pandik atıyorduk. Bazen "yapmayın çocuklar" diye gülerek kızar, bazen de dönüp kim olduğuna bakmakla yetinirdi.Baharda yemekten sonra bahçede bir iki arkadaşıyla birlikte yeşilliklerde oluyordu. Arkadaşları bağdaş kurup otururken o, onlara doğru yüzüstü yatıyordu. Eteği yukarı sıyrılır, bütün erkeklerin ona bakmak için ikide bir o bölgede volta attığını fark eden arkadaşları onu uyarınca kapatır, sonra tekrar eteği toplansın diye elinden geleni yapardı. Onunla aynı serviste olan arkadaşlarım "serviste bacaklarını iki yana açıp öyle bir oturuyor ki kaç sefer servisten eve gelmeden inip umumi bir tuvalet bulup 31 çekmek zorunda kaldım" diyorlardı.Bazen üzerinde sadece tişörtü varken arkadaşlarla bunun grubundaki kızları ıslatır su savaşı başlatırdık. En çok da bizim orospuya saldırırdık tabi. Sırılsıklam olmuş tişörtü tamamen yapışırdı ve hiçbir zaman sütyen giymediği için göğüs uçları tamamen ortaya çıkardı. O da gizlemek için kollarını bile kenetlemezdi. Bahçede su savaşından sonra sütyen giymediği ve heryeri ortaya çıktığı için birkaç kez kadın hocalardan azar bile işitmişti. Işte böyle bir teşhirciydi duygu. Ama öyle kolay elde edilir bir kaşar da değildi. Bütün lise boyunca 2 tane herifle çıkmıştı. Onlardan da ilkine yalnızca götten vermiş, lise 2nin başında çıktığı diğer çocuğa kızlığını ancak bozdurmuştu.Bütün bunları çıktığı çocuklar bize sonradan anlatıyorlardı tabi. Lise 2nin ikinci döneminde bir iddia üzerine cesaretim ve umudum olmasa da gidip çıkma teklif ettiğimde bunu çok uzun zamandır beklediğini söyledi. Onun da bende gönlü varmış, öyle dedi. Çıkmaya başladığımız ilk zamanlarda, daha yeni birlikte olmaya başladığımız için, okuldaki hareketlerini düzeltmesini söylemeye cesaret edemiyordum benden ayrılır diye. Daha sikememiştim bile. Ayrıca arkadaşlar arasında baya bi saygınlık kazanmış, okulun en güzel kızıyla birlikte olduğum için baya popüler olmuştum. Bunu bozmak da istemiyordum.O yine derslerde, teneffüslerde, kütüphanede herkesin bakışları altında domalmaya devam ediyor, iç çamaşırı giymiyor, teşhircilik yapmaya devam ediyordu. Onunla çok zaman geçirmeye bizimkilerin yanına gitmemeye başlamıştım. Biraz da duygu`nun hala eski orospuluklarına devam etmesi yüzünden utanıyordum, o yüzden iyice uzaklaştım arkadaşlarımdan. Zamanla artık alakam olmayan arkadaşlarımın onun etrafında dolanıp seyretmesi hoşuma gitmeye başladı. "Olum şu kıza bi çeki düzen ver, senin kız arkadaşın değil mi" demek hem onların işine gelmiyordu hem de okulda herkesin korktuğu biriydim o yüzden kimse böyle bir şey söylemeye cesaret edemiyordu.Artık oyunu onlarla da oynamaya başlamıştım yani. Kantine gittiğimizde ikimizin yemeğini almak için duygu sıraya giriyor, arkadaşlarım arkasına geçmek için itişip kakışıyordu. Sonra içlerinden talihli olan, duygu`nun benim gözümün önünde geriye doğru çıkarttığı götüne dayarken ben de bundan garip bir zevk alarak izliyordum. Artık duygu`ya olan ilgimin boyutu da değişmişti. Artık tek amacım arkadaşlarım duygu`ya dayarken ya da duygu`yu domalırken seyrederken onları seyretmekti. Okulda duygu`dan "orospu" diye bahseden birilerini duyduğumda müthiş zevk alıyordum. Senenin sonuna geldiğimizde birkaç kez sadece ağzına verebilmiştim daha. Ama sikemediğim için büyük bir eksiklik de hissetmiyordum. Onu öyle seyretmek sikmekten bile güzelmiş gibi geliyordu.Senenin sonuna doğru bazı arkadaşlar erdek`te bir tatil düzenlemişti. Bizim dönemden birsürü kişi gelecekti. Duygu bu tatilden bir hafta önce biraz güneşlenip yanmak için önce silivri`deki yazlıklarına gitmemizi önerdi ben de tabii ki kabul ettim. Silivri`ye arabayla gidemeyecektik ama. Çünkü evin önüne parkedersek silivri`deki komşuları görüp ailesine haber verebilirlerdi. Otobüsle gitmeye karar verdik. Duygu o gün kendisinin dapdar ve kısacık beyaz penye bir şort ve belini açıkta bırakan kısa bir tişört giymişti. Kadıköy`den mecidiyeköy otobüsüne bindik. Otobüs tamamen doluydu ayakta gidiyorduk. Biraz sonra otobüs iyice doldu ve en arkaya kadar ilerlemek zorunda kaldık. En arkada cam kenarında ellerimiz önümüzdeki demirlerde tatilimizin ne güzel olacağından bahsediyorduk.Çantalarımızdan birisi tam köşede, diğeri de onun arkasında duruyordu. Duygu bacaklarını büyük çantamızın iki tarafına yerleştirmiş diğer çanta da araya girdiği için camın önündeki demire uzanabilmek için iyice eğilmişti. Tam ailesinin gelecek haftaki tatile izin vermeyebileceklerinden bahsediyordu ki arka kapıdan otobüse kalabalık bir genç grubu bindi. İçlerinden orta boylu ve oldukça yakışıklı olan bi tanesi diğerlerinden biraz kopmuş yanımıza gelmişti. Duygu arkasına dönüp baktı ve çocukla gözgöze geldiğinde çocuğu beğendiğini anladım.Fark etmemiş gibi yapıp konuşmaya devam ediyordum ben. Tekrar baktığımda çocuk duygu`nun tam arkasında duruyordu. Sonra ani bir frenle sarsıldığımızda çocuk tutunacak yer bulamamış az daha düşüyordu. Otobüs durduğunda çocuk kollarını duygu`nun iki yanından uzatıp yetişmekte zorlanarak elleriyle demire tutunmaya başladı. Duygu kafasını çevirip göz ucuyla 5-10 saniye çocuğa baktı. Bu şehvetli bakışlar karşısında çocuk iyice cesaret bulmuş pantolonunu delmek üzere olan sikini kız arkadaşımın götüne dayamıştı.Ben bir yandan konuşmaya devam ediyor bir yandan da olanları izliyordum. İlk defa ben yanındayken oluyordu böyle bir şey, kız arkadaşımdan utanmıştım ama manzara mükemmeldi: duygu bacaklarını iki yana açmış, öne eğilmiş ve müthiş kalçalarını herife sunmuştu. Herif kollarını sevgilimin beline dolamış gibi demiri tutmuş, ileriye bile uzatmak zorunda kalmadığı sikini kendisine kadar gelen göte dayamıştı. Otobüs hızlandıkça duygu sanki sarsıntıdanmış gibi sallanıyor, herifin sikinin üzerinde kıçıyla daireler çiziyordu.Arada bir kafasını çevirip herife bakmayı da ihmal etmiyordu. Duygu birden bana doğru eğilip kalabalığın içinde dudaklarımı öpmeye başladı. Bunun götünü herife daha iyi sunabilmek için yeni bir numara olduğunu anladım. Uzun uzun öpüşerek mecidiyeköy`e varıp otobüsten inince duygu çocuğa gülerek el salladı. Herif çoktan arkadaşlarına anlatmaya başlamıştı bile. Silivri otobüsüne kalktığı yere gidene kadar çocuğun yarım bıraktığı işi tamamlamak adına elimi götünden ayırmadım.Sonra duygu aniden kararını verdi ve beni sürekli kendini siktirdiği bir arkadaşının evine götürdü. Arkadaşı evde yoktu. İçeri girdiğimizde hiç vakit kaybetmeden pantolonuma sarıldı. Aşağı indirir indirmez kilotumu elleriyle parçalarcasına çıkardı ve yarağıma saldırdı. Çok güzel ağzına alıyordu. Onu niye daha önce sikmeye çalışmadığıma kahroldum. Sikim o yaladıkça daha çok sertleşiyordu. Gelmeye yaklaştığını anlayınca ona haber verdim. Sakıncası yok, spermlerini yutmak istiyorum! Dedi. Saçlarını tutarak sikimi ağzına doğru bastırdım. Geliyordum. Tam boğazına kadar sokmuşum, biraz geri çekilmek istedi. Bırakmadım ve fışkırmaya başladım.Kafasını hızla geri çekti. Üstü başı sperm olmuştu. Sperm lekeleri olan blüzuna baktı. Hem kızmıştı hem de tahrik olmuştu. "Sana götten koymak istiyorum" dedim. Şaşırdı, bir daha yapabilir misin ki? Diye sordu. Erdem onu bir kere sikerek boşaldıktan sonra siki hiç kalkmıyordu. . . Ben, öyle değilim dedim. Çünkü hiç ara vermeden 2 kere 31 çekebiliyordum. .Deneyelim diyerek kilotunu çıkardı. Merakla götüne baktım. Taş gibiydi. Parmaklarımla amını aralayarak pembe dilciğini gözden geçirdim. Haydi artık, diyerek beni kendine çekti. Sikim zaten taş gibiydi. İkinciyi gidiyordum. Hafifçe amına yerleştirerek ittim. Duygu saten ıslanmış olduğu için kayarak içine girdi. Daracıktı. Kalçalarından tutarak ileri geri yapmaya başladım. Zevkten omuzumu ısırıyordu. Onu felaket siktim. Amını parçalıyordum. İkincisi olduğu için de geç geliyordu. Duygu çığlıklar atarak sarsılmaya başladı. Bu şekilde sikişimiz uzun sürdü. 3 Kere peşpeşe gelmişti.Geri